GönderenKonu: Akide’nin Tanımı  (Okunma sayısı 81 defa)

hatipoglu69

  • Site Yöneticisi
  • İleti: 13
  • Üyelik Tarihi: 06-10-2011
Akide’nin Tanımı
Tarih : 08-10-2011 Saat : 03:20

Akide Nedir?

Sözlük anlamı:

Bu kelime rabtetmek, bağlamak, sağlamlaştırmak, iyice bağlamak, güçlü bir şekilde bağlamak, birbirine kenetlemek, birbirine sıkı sıkıya kaynaşmak ve tesbit etmek demek olan "akd"den gelmektedir. Yakîn (kesin bilgi) ve cezm (kesin kararlılık) da bu anlamdadır.


Akd, aynı zamanda çözmenin zıttıdır. Mesela ukdetu’l-yemin ile ukdetu’l-nikâh (yemin etmek, nikâh akdi) de buradan gelmektedir. Nitekim yüce Allah da şöyle buyurmaktadır:

“Allah sizi yeminlerinizdeki lağivden dolayı sorumlu tutmaz. Fakat bağlamış olduğunuz yeminlerinizden sorumlu tutar.”

(el-Maide, 5/89)


Akîde: İtikat eden kimse nezdinde şüphe sözkonusu olmayan hüküm demektir. Dinde akide ise –amelin dışında kalan- ve kendisine itikad edilen (inanılan) şey demektir. Yüce Allah’ın varlığına, rasullerin O’nun tarafından gönderildiğine itikad etmek gibi. Çoğulu ise: Akaid diye gelir.”
Özetle insanın kalbinden kesin olarak kabul ettiği şey ister hak, ister batıl olsun akidedir.

Terim olarak akide:

Kalbin doğrulaması, nefsin huzur ile kabul etmesi gereken hususlardır, ta ki bunlar en ufak bir şüphenin yer almadığı, herhangi bir tereddüdün karışmadığı sapasağlam kesin bir yakîn olabilsin.

Ya da akide, kişinin, hiçbir şekilde şüphe ve tereddüt sözkonusu olmaksızın kesin olarak inanması demektir. Ayrıca akidenin gerçeğe uyğun olması da gerekir. Herhangi bir şüphe ve zannı da kabil değildir.

Eğer bilgi kesin bir inanç (yakîn) derecesine ulaşmayacak olursa, ona akide denilemez.

Akide’ye bu adın veriliş sebebi ise insanın bu inanç üzerine adeta kalbini düğümlemiş olmasından dolayıdır.

İslam Akidesi ise Yüce Allah’a, Meleklerine, Kitablarına, Rasullerine, Ahiret Gününe, Hayrı ile Şerri ile Kadere, Gaybe Dair Sabit Olmuş Diğer Hususlarda, Dinin Esaslarına, Selef-i Salih’in Üzerinde İcma Etmiş Olduğu Hususlarda Kesin Olarak İnanmak ve Emir, Hüküm ve İtaat Hususunda Yüce Allah’a Tam Teslimiyet, Rasulüne de Tabi Olmaktır.

İslam akidesi mutlak olarak kullanıldığı takdirde, ehl-i sünnet ve’l-cemaat’in akidesi anlaşılır. Çünkü Allah’ın kulları için din olarak, beğenip, seçtiği İslam odur. Ashab, tabiîn ve onlara güzel bir şekilde tabi olanların oluşturduğu fazilet sahibi üç neslin kabul ettiği akide de budur.

İslam akidesinin ehl-i sünnet ve’l-cemaat tarafından kabul edilmiş, onunla eş anlamlı ve ona delalet eden başka birtakım isimleri daha vardır: Tevhid, sünnet, usullu’d-din, el-fıkhu’l ekber, şeriat ve iman bunların bazılarıdır.

Ehl-i sünnet’in akide ilmi hakkında kullandıkları en ünlü tabirler bunlardır.