Ana Sayfa > Site Yazarları

Kürşat BAŞKAN -
BİR TARTIŞMANIN SÖYLEM ÇÖZÜMLEMESİ VE KADİM SORU: TARTIŞMAYI KİM KAZANDI? (Prof. Dr. Caner TASLAMAN ve Yrd. Doç. Dr. Ebubekir SİFİL Örneği)
12 Ağustos 2017 - 527 okunma

“And olsun, biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık.
                  Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.” (Kehf Suresi: 54. Ayet, Diyanet Meali)
 
Örnek tartışmanın söylem çözümlemesi bu ayet bağlamında değerlendirilecektir çünkü tartışma dini söylem içinde gerçekleştiği için bizlerde söylem çözümlemesini o alanın söylemlerine uygun yapmak zorundayız. 20 Temmuz 2017 tarihinde Prof. Dr. Caner TASLAMAN ve Yrd. Doç. Dr. Ebubekir SİFİL arasında gerçekleşen tartışma gibi tartışmalar ne ilk ne de son olacaktır. Kehf suresi 54. ayetin söylemi şudur: İnsanlar hangi fikir, din, mezhep, fırka, siyasi partiden olursa olsun insanların tartışmayı seven bir yönünün olduğu gerçeğidir. Bu durum karşısında bizler tartışma girdabından kurtulamayacaksak tartışmada bizlere düşen görevler nedir?
Bu sorunun cevabi bu yazının amacını oluşturmaktadır. Eğer bizler tartışmadan, tartışma ortamından kaçamayacaksak neler yapmamız gerekmektedir? Bu soruya birçok farklı cevap verilebilir. Bu yazıda verilecek cevabın bizleri bağlayıcı olması için Kuran ve sünnet söyleminin merkeze alınması gerekmektedir çünkü tartışmayı gerçekleştiren Prof. Dr. Caner TASLAMAN Kur’an söylemini öncelemiş, Yrd. Doç. Dr. Ebubekir SİFİL ise hadislerdeki söylemi savunma yoluna gitmiştir.
20 Temmuz 2017 tarihinde gerçekleşen bu tartışma ulusal bir kanalda gerçekleşmiş olması önemli bir durumdur çünkü tartışma artık topluma mal olmuştur. Tartışmaya katılanların bireysellikten kurtulup toplumsal bir üslup ve dil ile tartışmayı gerçekleştirmeleri gerekirdi. Peki, tartışma hangi söylem üzerinden gerçekleşmiştir? Bu soruya cevap vermek için tartışmadaki iki tarafın konuşmaları incelenmiş ve konuşmalarda tartışmanın ilmi çizgiden uzaklaşmasına sebebiyet veren söylemler not edilmiş ve analiz edilmiştir. Her iki tarafın söylemleri, ayrı ayrı ele alınıp kendileri için bağlayıcı olan Kur’an (Prof. Dr. Caner TASLAMAN) ve hadis söylemleri (Yrd. Doç. Dr. Ebubekir SİFİL) merkez alınarak değerlendirmeye tabi tutulmuştur.
Tartışmanın başında Yrd. Doç Dr. Ebubekir Sifil Müslümana yakışır bir şekilde münazara etmeyi bir temenni olarak söylemiştir. Prof. Dr. Caner Taslaman da bu tartışmanın hakikate götüren, doğruyu bulmamızı sağlayacak bir tartışma olmasını dilemiştir. Peki tartışma boyunca her iki taraf da tartışmada kullanılan dil ve söylem bağlamında bu temenniye bağlı kaldılar mı?
İkinci bir husus tartışma da davranış bozukluklarının varlığıdır. Bu konu davranış bilimi uzmanlarını ilgilendirmektedir fakat öne çıkan bir davranışı değerlendirdikten sonra bulgulara geçmek isterim. Konuşma esnasında konuşan kişiler birbirlerinin yüzüne bakmalıdır. Caner Bey ve Ebubekir Bey genellikle konuşma esnasında yüz yüze gelmekten kaçınmışlardır. İddia makamları ilk kez karşı karşıya gelmelerine rağmen birbirlerini göz teması kurarak dinlememeleri tartışma ve konuşma adabına uymamaktadır.
BULGULAR:
Prof. Dr. Caner Taslaman’ın tartışma boyunca kullandığı söylemler ve söylemlerin çözümü:
KULLANILAN SÖYLEM SÖYLEMİN ÇÖZÜMÜ
Ben de size birçok şey öğreteceğim. Siz çok az şey biliyorsunuz.
Sizin ders alma ihtiyacınız var
 
Ders alma mecazen haddi bildirme anlamına da gelmektedir.
Siz anlayamıyorsanız… Fiil yeterlilik kipi ile söylendiği için şu anlamı taşır: Sizin anlayacak yeterliliğiniz kapasiteniz yoktur.
Komedi olduğunu düşünmeye devam edin Anlayış seviyesinin ciddiyetsiz olduğunu belirten bir ifade
Bilimsel çapı Sifil’lerin katıldığı bir sempozyum Bilim adamlarının çapının düşük olduğu bir sempozyum, sempozyumun çapsızlığının kriteri Sifil’in düşük ilmi seviyesi
Bence sizin mantık öğrenmeniz lazım Karşı tarafın mantık yoksunluğunu ifade eden bir söylem
Mantıkla alakalı olmadığı için bu durumdasınız
 
Anlayış seviyenizin nedeni mantıktan uzak kaldığınız için
Ben Ebubekir Bey değilim
 
Ben Ebubekir Bey’in yaptığı davranışları veya hataları yapmam. Kendisini üstün gören karşısındakini küçük veya aşağı seviyede gören bir söylem
Anlayamamanıza şaşırmıyorum Anlayamamanıza ifadesi yeterlilik fiilini barındırdığı için anlama yeterliliğiniz yok anlamına gelir. Şaşırmamak ise bu durum sizin normal haliniz demektir.
Anlamada sıkıntınız var
 
Anlayamıyorsunuz ve bu durum bir sıkıntı teşkil ediyor, düzelecek gibi de değil.
Anlayacak kabiliyetiniz yok
 
Anlamanın bir yetenek işi olduğu bunun da doğuştan geldiği bu yeteneğin siz de olmadığı
Anlamada zorlanıyor
 
Zorlanmak; anlamaya güç yetiremiyor
Bir tane kitabını okudum diğerlerini okusam Allah bilir neler çıkacak
 
Ön yargılı bir ifade, okuduğu zaman bir eksiklik de çıkmayabilir ama bu bütüncül mantıkla kalabalığın önünde verdiği mesaj: diğer eserlerinde de birçok sıkıntı var
Üçkâğıtçılık yapmayı aklım almıyor Karşı tarafın üçkâğıtçılık yaptığını iddia ediyor
Siz bir kere bunu öğrenin
 
Diğer öğrendikleriniz boş, bu bilgiyi öğrenmediğiniz sürece
Siz onurunuz için
 
Her şeyden geçtim sizden bunu onurunuz için yapmanızı istiyorum
 
Prof. Dr. Caner TASLAMAN tartışmada 16 tane karşı tarafı rencide edecek, ilmi bir değeri olmayan söylem kullanmıştır. Bu ifadeleri tartışma süresi içinde değerlendirecek olursak 3 saat 26 dakika süren tartışmada ortalama 16-17 dakikada bir Caner Bey, bu ifadelere başvurmuştur. Bu ifadeler tartışma ahlakına uygun değildir ve karşı tarafı zor durumda bırakacak türden söylemlerdir. Diğer bir açıdan ise tartışma süresince her 17 dakikada bir ilmi değeri olmayan söylemler tartışmaya dâhil edilmiştir. Dinleyiciler için zor bir durumdur. İlmi bir tartışmanın, reklam arası gibi, 17 dakikada bir bölünerek ilmi seviyesi kaybolmuştur. Tartışmanın başında dillendirilen temenniler havada kalmıştır.
 
Prof. Dr. Caner TASLAMAN, tartışmada Kur’an’a dair bilgiyi, hakikati, değerleri öncelediğini iddia etmektedir. Karşı tarafın hadis değerlerinin gerçek değer olmadığını dillendirmektedir. Taslaman’ın tartışmada kullandığı yukarıdaki ifadeleri, söylemleri Kur’an’da yer alan ve konuşma üslubumuzu belirleyen hükümlerle karşılaştırmamız gerekir. Çünkü kendisi değer olarak Kur’an’ı ölçü aldığını iddia etmektedir.
Hucurat suresi 11. ayetin söylemi ile Caner Beyin söylemleri karşılaştırılınca şöyle bir tablo çıkmaktadır:
 “Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.” (Hucurat suresi 11. Ayet)
Alaya alma:Yukarıdaki 16 söylemin ortak noktası karşı taraftaki kişiyi alaya almadır. Yapılmaması gereken bir davranıştır.
Birbirinizi karalamayın: Yukarıdaki 16 ifadenin diğer bir ortak noktası da şahısları karalamaktır ki tartışma boyunca kullanılan bu ifadeler Yrd. Doç. Dr. Ebubekir’in şahsını karalamıştır.
Birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın: “Üçkâğıtçı” toplumda olumsuz söylemde kullanılan bir lakaptır.
Sonuç olarak Caner Bey bilgi ile amel arasında çelişkiye düşmüş bildiği gibi davranmamıştır. Yani Kur’an’ın konuşmanın nasıl yapılacağı üzerine yaptığı söylem ile Caner Beyin söylemi birbirine ters düşmüştür.
Caner Beyin söylemlerinin ters düştüğü diğer ayetler:
Bakara/83: “Bir zamanlar biz İsrâiloğullarından, "Yalnız Allah'a kulluk edecek­siniz; ana-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz. İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin" diyerek söz almıştık. Sonra, içinizden küçük bir kesim dışında, sözünüzden döndünüz; hâlâ da sırt çevirmektesiniz.
İsra/53: “Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler; sonra şeytan araları­nı bozar. Çünkü şeytan insanların apaçık düşmanıdır.”
 İbrahim/24-25: “Allah'ın na­sıl bir misal getirdiğinni görmedin mi? Güzel sözü, kökü sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca benzetti. 0 ağaç, rabbinin izniyle her zaman yemişi­ni verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara böyle misaller getirmektedir.”
Yazının hacmini artırmamak için diğer ilgili ayetlere yer verilmemiştir. Örnek verilen ayetlerin Kur’an’ın konuşma üslubu ile ilgili söylemleri ile Prof. Dr. Caner Taslaman’ın tartışmada kullandığı söylemin uyuşmadığını gösterecek yeterlilikte olduğu düşünülmüştür.
 
Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil’in tartışma boyunca kullandığı söylemler ve söylemlerin çözümü:
KULLANILAN SÖYLEM SÖYLEMİN ÇÖZÜMÜ
Biraz literatürü tarasın
 
Konu ile yapılan çalışmaları bilmiyor.
Hadis konusunda bilgisi olmayanlar
 
Hadis konusunda bilgisi yok. Az bilgisi var diyebilirdi, seçtiği söylem hiç bilgisi olmadığı yönde
Mesele seviye meselesi
 
Seviyesi yok
Size yanlış geliyor
 
Siz doğruyu anlayamıyorsunuz
Biraz ciddiyet
 
Ciddiyetsiz buluyorum
Hadis düşmanı-oryantalist
 
Bir suçlama ifadesi
Hadislere Müslüman gibi bakın Oryantalist veya inanç ekseni dışında bakıyorsunuz
Hadis usulü öğreteceğim
 
Hadis usulünü bugüne kadar öğrenememişsiniz ben öğreteceğim. Çünkü ben biliyorum siz bilmiyorsunuz.
Öğrenin de gelin / Git öğren
 
 
Tartıştığımız konuyu bilmiyorsunuz, emir kipi ile söylenen git öğren
Dürüst olun (2 kere)
 
Dürüst değilsiniz
Bu hadisi utanmadan kullanıyorsunuz (3 kere söylenmiştir) Utanmazsınız
Gittikçe kötüye gidiyorsunuz
 
Seviyeniz düşüyor
İlmi haysiyet taşımıyorsun
 
İlmi haysiyetten yoksunsunuz
Bu kadar düşme
 
Düşük bir seviyeden konuşma yapıyorsunuz
Bu seviyeden devam edin Seviyesizliği gösteren bir söylem
İlmi meseleleri sizinle konuşmam
 
Çünkü ilim sizinle konuşulmaz
Anlayışın o kadar
 
Anlayışın yetersiz
Namuslu oryantalist kadar kaynak metodolojisi öğrenin (2 kere) Bilmiyorsunuz, namuslu oryantalist ile kıyas yapılmıştır, bilgi noktasında namuslu oryantalistten bile düşük bir seviyedesiniz
Gargara yapmayalım
 
Konuşmanın şekli gargaraya benzetilmiştir
Biraz namuslu dürüst ol (2 kere) Namuslu ve dürüst değilsin
Sen imamlık yapamazsın
 
İmam olma ehliyetini taşımıyorsun
İlmi namus öğren
 
İlmi namustan haberiniz yok
Seninle ilmi bir mesele konuşulmuyor
 
İlmi bir meseleyi konuşacak yeterliliğiniz yok
Senin çapın yetmez  (3 kere) İlmi noktada çapsızsın, yetersizsin
Seviyenizi ortaya koydunuz
 
Ortaya konulan seviye düşük bir seviyedir
Pazarlamacı
 
Alıp satan ama ticaretin etik kurallarına uymayan
Bu bir haysiyet meselesi
 
Öz saygı, itibar noktasından olaylara bakmıyorsunuz.
 
Yrd. Doç. Dr. Ebubekir SİFİL tartışmada 28 tane karşı tarafı rencide edecek, ilmi bir değeri olmayan söylem kullanmıştır. Bu ifadeleri tartışma süresi için değerlendirecek olursak 3 saat 26 dakika süren tartışmada ortalama 7-8 dakikada bir bu ifadelere başvurulmuştur. Diğer bir ifadeyle tartışma 7-8 dakikada bir kesilerek ilmi bir ortamdan uzaklaşılmıştır. Kullanılan söylem tartışma ahlakına uygun değildir ve karşı tarafı rencide edecek türdendir. Bu tablo tartışmanın başında dillendirilen temenniden çok uzaklaşıldığını göstermektedir.
Yrd. Doç. Dr. Ebubekir SİFİL tartışmada hadise ait değerlere bağlı olduğunu söyleyen tarafı temsil ediyordu. Hadislerde geçen bilginin bağlayıcılığına önem veriyordu. Şimdi hadisler ekseninde Sifil Beyin söylemlerini değerlendirelim:
 
Hadislerde konuşma ve tartışma adabı:
“Mü’min dil uzatıcı değildir, lânet okuyucu değildir, kötü iş yapan değildir, kötü, kaba ve çirkin söz söyleyen değildir.” (Tirmizî, Birr 48, hadis no: 1978)
“Müslümana sövmek fâsıklıktır.” (Nesâî, Tahrîmu’d-Dem’ 27; İbn Mâce, Fiten 4)
“Yarım hurma ile (onu sadaka vererek) olsa dahi ateşten korunmaya çalışın. Bunu da bulamazsanız tatlı sözlerle korunun. Güzel söz sadakadır.” (Riyazu’s Salihin)
“Mü’min dil uzatıcı değildir, lanet okuyucu değildir, kötü iş yapan değildir, kötü, kaba ve çirkin söz söyleyen değildir.” (Tirmizi,  Birr 48, hadis no:1)
Hadislerin söylemlerindeki ifadeler:
Kötü, kaba ve çirkin söz söyleyen: 28 söylemin çoğu bu nitelikleri taşımaktadır.
Müslümana sövmek:Hadis düşmanı- oryantalist, Dürüst olun, Biraz namuslu dürüst ol (2 kere), Pazarlamacı
Birbirlerine yalan söylerler:Tartışmada her iki taraf da bazı iddialarda bulunmuşlardır. Bu iddiaların doğruluğu kanıtlanmadığı için ifadeler yalan yargı taşımaktadır. “oryantalist, bilimsel çap vb.”
Tatlı söz:Kullanılan ifadelerin birçoğu tarafgir olarak bakılmazsa kulağa hoş gelmemektedir ve güzel ifadelerde değildir.
Hadislerin güzel söz söylemi ile Yrd. Doç. Dr. Ebubekir SİFİL’in söylemleri birbirine uyuşmamaktadır. Caner Beydeki eylem-bilgi uyuşmazlığı maalesef Ebubekir Bey’de de görülmüştür. Hatta daha yoğun bir şekilde. Her iki tartışmacın söylemlerinin toplamı 44’tür. Tartışma süresine bu rakamı vurduğumuzda ekran başındaki dinleyiciler 5 dakikada bir tartışma üslubuna uymayan ifadelerle maruz kalmışlardır. Bu yoğunluktaki olumsuz söylemler tartışmanın ilmi seviyesini düşürmüştür.
 
 
 
SONUÇ
İki tarafta sahip olduğu bilgiyi kutsal seviyede gördükleri ve bu bilgiye iman ettikleri için ortaya çıkan sonuç endişe vericidir. Kutsal bilgi ile çelişen eylemlerin varlığı söz konusudur. Bilme, bilgi işi günümüzde fazlası ile halledilmiş bir meseledir. Asıl olan bilgiye uygun olan davranışı, eylemi sergilemektir. Asıl değer budur. Dünyanın içine düştüğü bunalımlardan biri de bilgi ile insanların davranışlarında görülen uyumsuzluktur. Bilgi ile eylem arasındaki uyuşmazlık kişilerin toplum karşısındaki örnekliğini zedelemektedir. Örnek şahsiyetlerin toplumda görülmemesi bireyleri çıkmaza sürüklemektedir. Özellikle de dini söylemlere sahip bireylerin eylemlerindeki tutarsızlığın faturası çok daha ağır olmaktadır. Toplumun vicdanında oluşan söylem şudur: “Dindarlar da bunu yaparsa.” Şimdi yazımızın başlığındaki kadim soruyu tekrar soralım: Tartışmayı kim kazandı?
 Kürşat BAŞKAN
 Ağustos-2017

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Kürşat BAŞKAN Diğer Yazıları

19 Aralık 2013 - ÇAĞIMIZIN YENİ BUDASI MEVLANA
31 Temmuz 2013 - HZ. LUT KISSASI, UNUTTURULAN HASTALIK AİDS VE MASUM EŞCİNSELLER
18 Nisan 2013 - MODERN ZAMANLARDA NUH’UN GEMİSİNE BİNEBİLMEK
En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Camilerde yapılan vaazlar hakkında ne dersiniz?

İlmi anlamda yetersiz
Faydalı olduğunu düşünüyorum
Dinleme ihtiyacı duymuyorum.
Hep aynı şeyler anlatılıyor
İlmi anlamda gayet yeterli buluyorum
Vaizlerin kendilerini geliştirmeleri lazım

Sonuçlar
..
Sayfalar
Arşiv Arama
 
Video Galeri
Foto Galeri
Takvim
Facebook Beğen

Hakkımızda | İletişim | Video Galeri | Foto Galeri
CH